Pvp Server Tanıtımı,Pvp Server,pvp serverler
Sizleri Neler Bekliyor ?
-Foruma Üye Olarak Yeni Arkadaşlıklar Edineceksiniz.
-İnternette Zaman Geçirecek Bir Alanınız Olucak Ve Eğleneceksiniz.
-PvP Server Tutkunuysanız Pvp Serverlerde Yenilikleri Takip Ediceksiniz.
-Yeni Açılan Serverleri Anında Bulacaksınız .
-Gmlik Adaylığı Koyacaksınız.Serverinizi Tanıtacaksınız.
-Pvp Serverler Hakkında Herşey Bu Forumda Olucak.
Bunlardan Yararlanmak İçin Sizden Tek İsteyimiz Üye Olmanız Yada Giriş Yapmanız.


PvP Server Tanıtımı,Pvp Server,Pvp Server Hakkında Herşey,Online Oyunlar
 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Kıyamet günü yaklaşarak gelmektedir

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
AKBAY
Yönetici

Yönetici
avatar

Leader Point: : 206409
National Point : 249
Nerden : İstanbul
Mesaj Sayısı : 178
Ruh Hali : 10

MesajKonu: Kıyamet günü yaklaşarak gelmektedir   Perş. Kas. 19, 2009 7:33 pm

kıyamet Günü Yaklaşarak Gelmektedir
Ölüm gitgide yaklaşıyor.
İster genç olun ister yaşlı, geçen her gün, hatta her dakika ölüme
biraz daha yaklaşıyorsunuz. Zamana karşı koyamıyor ve ölümün
yaklaşmasına bir türlü engel olamıyorsunuz. Almakta olduğunuz
önlemlerin hiçbiri sizi ve çevrenizdekileri "geçici" olmaktan
alıkoyamıyor. Dünyadaki herşey gibi siz de yaşamınızı sona erdirecek
güne doğru ilerliyorsunuz.

Ancak dünyada ölümlü olan
yalnız insan değildir. Diğer tüm canlılar, yeryüzü, hatta tüm evren de
ölümlüdür, yok olacakları bir gün belirlenmiştir. İşte o gün "son
gün"dür. O günden sonra dünya hayatı son bulacaktır. Yokoluş günü
yalnızca dehşetin yaşandığı, boyutları hiçbir insanın tasavvur
edemeyeceği kadar korkunç, aynı zamanda görkemli bir "son gün"
olacaktır. Yeryüzündeki herşey yerle bir olacak, yıldızlar silinip
dökülecek, güneş körelecektir. O vakte kadar dünya üzerinde yaşamış
olan tüm insanlar biraraya toplanacaklar ve bu güne şahit olacaklardır.
Bu "son gün" inkarcılar için zorlu bir gündür ve kuşkusuz bu günün
sahibi alemlerin Rabbi olan Allah'tır.

Kıyamet yaklaşarak
gelmektedir. İnsanların çoğunun inancının aksine, kıyamet hiç de uzak
değildir. O gün dünya ile birlikte, dünyaya ait olan herşey de yok
olacaktır. Hırslar, istekler, kızgınlıklar, beklentiler, şehvet,
düşmanlık ve zevkler sona erecektir. Geleceğe yönelik planların bir
anlamı kalmayacaktır. Allah'a döndürüleceğini unutan herkes için, o çok
sevdiği, sonsuz hayata tercih ettiği dünyanın, tüm o aldatıcı
zenginlikleri, güzellikleri ve meşguliyetleriyle sona erdiği gün
gelmiştir. İşte o gün, insanlar Allah'ın varlığına kesin bir biçimde
şahit olacak, unutmaya çalıştığı ölüm günü ile karşı karşıya
kalacaklardır. Artık Allah'ı ve ahiret yaşamını unutarak geçirdiği bu
kısa ömür sona ermiştir ve yeni bir başlangıç kendisini beklemektedir.
Bu başlangıç, asla son bulmayacak ve asla inkarcılara mutluluk
getirmeyecektir. Bu sonsuz yaşamın ilk anından itibaren azap öylesine
şiddetlidir ki, bunu yaşayanlar, azabın yerine "ölümü" ve "yokoluşu"
isteyeceklerdir. Bu hayatın başlangıcı kıyamet saatidir. Ve kuşkusuz
"kıyamet saati yaklaşarak gelmektedir".

Dünya Hayatı Geçicidir ve Ölüm Kesin Bir Gerçektir
Çocukluğunuzun ilk
günlerinden itibaren geleceğinize ilişkin belirli bir hedefe yönelir
veya başkaları tarafından yönlendirilirsiniz. Muhtemelen şunlarla
karşılaşırsınız: Yaşınız ilerlediğinde artık bir aileniz ve işiniz
olmuştur. Daha çok para kazanmak ve daha rahat yaşamak için çaba
gösterirsiniz, çocuklarınızı yetiştirir, onların ileride sizden daha
iyi bir hayat sürmelerini istersiniz. Haftada bir aile toplantılarına
katılır, tatil yapar, işe gider, geri kalan vaktinizi de evde
geçirirsiniz. Birkaç aksaklık dışında yaşamınızdaki herşey muntazam
devam eder, genelde çok olağanüstü durumlarla da karşılaşmazsınız.

Yaşamınızdaki herşey
sanki daha önceden belirlenmiş gibidir, çevrenizdeki insanların
yaşamları da birbirleriyle çok büyük benzerlikler gösterir. Bu benzer
senaryolara göre yaşamak için çalışmalı, soyunuzu devam ettirmek için
de aile kurmalısınız. Bu düşünceye göre zaten "iyi bir aile ve iyi bir
iş" dışında yaşamın başka ne amacı olabilir ki! Bunlar sağlandıktan
sonra mutlu bir yaşam hayal edersiniz. Böylece herşey tozpembe olacak
ve yaşamın geri kalan kısmını huzurlu geçireceksinizdir.

Oysa siz bunları
düşünürken, bedeninizde ve çevrenizde önemli birtakım değişiklikler
olmaktadır. Vücudunuzda farklı işlevlere sahip pek çok hücre görevini
tamamlayıp ölmekte ve yaşınız ilerledikçe bunların yenilenmesi daha da
yavaşlamaktadır. Bedeniniz yaşlanmakta ve bu yönde sürekli belirtiler,
hastalıklar, eksiklikler ortaya çıkmaktadır. Zaman sürekli ilerlemekte
ve geri dönüşün imkansızlığı gün geçtikçe daha da açık bir şekilde
kendini göstermektedir. Ve siz huzurlu ve rahat geçirmeyi planladığınız
"geri kalan ömrünüzde" gitgide ölüme doğru yaklaştığınızın
farkındasınızdır. İşte bu nedenle dünya hayatı size beklediğiniz
rahatlığı ve huzuru gerçek anlamda asla vermez. O ana kadar sizi pek
çok açıdan tatmin ettiğini düşündüğünüz bu yaşamın bir sonu vardır.
İşte bu sonun ardından asıl gerçeklerle yüzyüze gelinecektir. O halde
dünya hayatında hedeflediğiniz hiçbir şey sizin gerçek amacınız
olmamalı. Çünkü dünya hayatı yalnızca geçici bir imtihan yeridir. Kimin
güzel davranışlarda bulunduğunun sınandığı yerdir. Allah, bize bu
önemli gerçeği şöyle bildirmektedir:

O, amel (davranış ve
eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için
ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır.
(Mülk Suresi, 2)

Yaşamın
gerçek amacı "iyi bir aile ve iyi bir iş" değildir. Herkesin tek bir
yaratılış amacı vardır: Allah'a kul olmak. Dünyada elde edilmiş mal,
eş, çocuk, mevki, itibar gibi kazançların hepsi yaşam boyunca büyük bir
tutkuyla bağlanılan değerlerdir. Fakat ölümün ilk anından itibaren bu
dünyevi kazançlar bir anda tüm değerlerini ve önemlerini yitirirler. Bu
herkesin bildiği ama düşünmekten kaçındığı bir gerçektir. Dolayısıyla
asıl amaç bu olmamalıdır. O zaman gerçek amacın ve kazancın ne olduğunu
çok iyi düşünmek, kavramak gerekir. İşte yaratılmanın asıl amacını
Allah Kuran'da şöyle bildirmektedir:

Ben, cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım. (Zariyat Suresi, 56)
Ancak Allah'a kulluk
görevinin tam olarak yerine getirilmesiyle ölümden sonra başlayacak
olan ahiret hayatı için güzel bir beklenti söz konusu olabilir.
İnsanların büyük bir kesiminin sahip olduğu çarpık bir beklenti vardır.
Çoğu insan bu ihtimale inanarak kendini rahatlatmaya çalışır. Oysa bu
büyük bir yanılgıdır. Eğer bir insanın ahirete, ölümden sonraki yaşama
yönelik bir beklentisi yoksa, o zaman da geriye tek bir ihtimal kalır:
Ölümle birlikte sonsuza dek yok olmak! Bu ihtimal ise diğerlerine göre
çok daha ürkütücüdür. Allah'a kulluk etmeyi reddeden insanlar bu
olasılıktan korktukları ve unutmak istedikleri için kendilerince
çeşitli yöntemler geliştirirler. Bu yöntemler ise genelde hep aynıdır:
Ölüm konuşulmaz, tartışılmaz, hatırlatılmaz. Halbuki ölüm, yaşanılacağı
kesin olan bir gerçektir, ama sanki "yokmuş" gibi davranılır. Toplumun
büyük bir kesiminin bu mantığa sahip olması insanda bir rahatlamaya
sebep olabilir. Oysa kendisi gibi diğer insanlar da aldanmaktadırlar.
İnsanlar ölümü, kıyamet gününü ve ahireti bilmekte ama
düşünmemektedirler. Dünya hayatıyla tatmin bulmakta, daha doğrusu
tatmin bulmayı istemektedirler. Oysa Allah Kuran'da insanların kaçmakta
oldukları ölüm gerçeğiyle mutlaka karşılaşacaklarını bildirmektedir.
Ayette şöyle buyrulur:

De ki: "Elbette sizin
kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle karşılaşıp-buluşacaktır.
Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilen (Allah)a
döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir. (Cuma
Suresi, Cool

Ölüm yalnızca insanlara
mahsus değildir. Geçici olan dünya hayatında, insan gibi "herşey"
ölümlüdür. Allah bize, tüm kainatın, içindeki canlılarla birlikte yok
olacağı bir günün varlığını, yani "kıyamet gününü" bildirmiştir.
Kıyamet günü, imtihanın son bulduğu, nihai gündür. O günün gelişini,
yeryüzündeki her insan pek çok belirti ile anlayacak ve kainatın
ölümüyle sonuçlanacak olaylar gerçekten de tüyler ürpertici olacaktır.
Ve en nihayet dünyadaki tüm insanlar, kıyametin gerçekleştiği gün,
kendilerini bekleyen "yeniden dirilişi" kavrayacaktır. Böyle bir günle
karşılaşmayı ummayanlar, karşılarındaki bu apaçık gerçeği
reddedemeyecekler ve Allah'ın emrine "isteseler de istemeseler de"
boyun eğeceklerdir. Allah, tüm evren için büyük bir son hazırlamıştır.
İnsanların çoğu her ne kadar inkar etmeye çalışsa da, kıyamet saati
belirlenmiş bir vakitte kendilerini beklemektedir.

_________________
İletişim:
Msn:[b]
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[/b]




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://pvp-tanitim.forum.st
 
Kıyamet günü yaklaşarak gelmektedir
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Pvp Server Tanıtımı,Pvp Server,pvp serverler :: General Forums :: İslam ve İnsan-
Buraya geçin: